“TEO, KUTAY İÇİN ARKADAŞTAN ÖTE”
Kutay karakterini ilk okuduğunda onu en çok etkileyen özelliğin, sevdikleri için her şeyi göze alabilmesi olduğunu belirten Batuhan Mora, karakterin Teoman’a olan bağlılığını şöyle yorumladı: Teoman, Kutay için sadece bir arkadaş değil; ait olduğu dünyanın önemli bir parçası. İnsan bazen kendini yanında olduğu kişiler üzerinden tanımlar. Kutay’da da bu duyguyu güçlü şekilde hissediyoruz.
“EN BÜYÜK KORKUSU YALNIZ KALMAK”
En güncel haberlere ve son dakika gelişmelerine Google üzerinden anında ulaşmak için bizi favorilerinize ekleyin.
kaynak olarak ekleyin
Mora’ya göre Kutay’ın hikâyesini şekillendiren en önemli duygu kaybetme korkusu. Genç oyuncu bunu, “Yalnız kalmak ve ait olduğu insanları kaybetmek en büyük korkusu. Yaptığı fedakârlıkların çoğu cesaretten çok, kaybetme korkusundan beslenen sadakatin bir yansıması” sözleriyle açıklıyor.

“LEYLA İÇİN OLMADIK ŞEYLER YAPACAK”
Kutay’ın Leyla’ya karşı beslediği duyguların ilerleyen bölümlerde hikâyeyi farklı noktalara taşıyabileceğini belirten oyuncu, “Kaybetme korkusu ve kıskançlığı ona olmadık şeyler yaptıracak” deyip minik bir ipucu veriyor: Leyla’ya karşı ‘Ben de buradayım’ diyebilmek için bazı yanlış adımlar atabilir.
“BEŞİR BENZETMELERİNE GÜLÜYORUM”
Batuhan Mota, Kutay’ın Aşk-ı Memnu’nun unutulmaz karakterlerinden Beşir’e benzetilmesiyle ilgili de konuştu. Bu yorumları tebessümle karşıladığını belirten oyuncu, “Doğrusunu söylemek gerekirse herkesi kapı aralarında yakalaması konusunda ben de benzetiyorum” dedikten sonra espriyi patlattı: Herkes kapı aralarına dikkat etsin!
“TEOMAN VE KUTAY’IN DOSTLUĞU KARMAŞIK”
Teoman ile Kutay arasındaki ilişkiyi yalnızca dostluk olarak tanımlamanın mümkün olmadığını ifade eden Mora, ikili arasındaki bağın çok katmanlı olduğunu söyledi: Bir tarafta Teoman’ı seviyor ve onun için her şeyi yapıyor, diğer tarafta ise onun yaşadığı hayata özeniyor. Bu yüzden aralarındaki ilişki; dostluk, hayranlık, rekabet, sadakat ve aidiyet duygularının iç içe geçtiği karmaşık bir bağ. Kutay hem Teoman’ı örnek alıyor hem de onun gölgesinde kalıyor.
“ATA’YI ÇOK SEVİYORUM”
Set arkadaşlarıyla güçlü bir uyum yakaladıklarını belirten başarılı oyuncu, özellikle Ata Yaşat ile kurduğu dostluğa dikkat çekti: Ata’yı çok seviyorum. Sahne öncesinde, sahnede ve sonrasında sürekli şakalaşıyoruz. Her gün beraberiz. Sadece Ata’yla değil; Çağan, Helin, Ceren ve Berra ile de çok güzel bir uyum yakaladık. Sette ve set dışında çok eğleniyoruz.

“BODRUM’DA ÇOK KEYİFLİ GÜNLER GEÇİRİYORUZ”
Genç oyunculardan oluşan bir ekiple çalışmanın avantajlarına da değinen Mora, çekim aralarında da birlikte vakit geçirdiklerini anlattı. Sahneleri birlikte değerlendirdiklerini belirten oyuncu, “Nasıl daha iyi oynayabileceğimizi konuşuyoruz. Boş zamanlarımızda ise Bodrum’u geziyoruz, yüzüyoruz, voleybol oynuyoruz. Çok keyifli günler geçiriyoruz” dedi.
“DAHA 17’NİN EN GÜÇLÜ YANI ENERJİSİ”
Batuhan Mora’ya göre diziyi diğer gençlik yapımlarından ayıran en önemli unsur, karakter çeşitliliği ve oyuncu kadrosunun enerjisi: Bütün karakterler birbirinden çok farklı. Enerjimiz de çok iyi tuttu. Bu durum ekrana doğal şekilde yansıyor. Mora, Daha 17’nin gençlere verdiği mesajı ise şu sözlerle özetledi: Mücadele, aidiyet, sorumluluk, dostluk, empati, hatalarla yüzleşebilmek ve her şeye rağmen umut etmeyi bırakmamak… Bence dizinin en güçlü tarafı bu değerleri samimi bir şekilde anlatabilmesi.
“DAHA 17 SAYESİNDE FARKLI YÖNLERİMİ KEŞFETTİM”
Kariyerinde Daha 17’nin çok özel bir yere sahip olduğunu vurgulayan Mora, projeyi bir dönüm noktası olarak gördüğünü söyledi. “Bu proje benim için sadece yer aldığım bir iş değil” deyip ekledi: Çok değerli bir ekiple çalışma fırsatı buldum ve bana farklı yönlerimi keşfetme imkânı veren bir karakteri canlandırıyorum. Bu nedenle kariyerimde her zaman özel bir yerde duracak.
“ARTIK KENDİME DAHA ÇOK GÜVENİYORUM”
Yakışıklı oyuncu, projenin kişisel gelişimine de katkı sağladığını belirtti: Kendime daha çok güvenmeyi öğrendim. Karakteri anlamaya çalışırken aslında kendimle de yüzleştiğimi fark ettim. Sabrımı, disiplinimi, odağımı ve duygularımı daha derin yaşamayı keşfettim. Mora, seyircilere bir de mesaj gönderdi: Biz sizleri çok seviyoruz. Bizi izlemeye devam edin. Çok heyecanlı bölümler sizi bekliyor. Kendinize iyi bakın.

Yapımcılığını Yaşar İrvül ve Efe İrvül’ün üstlendiği, Pastel Film imzalı Daha 17, yeni bölümleriyle pazar akşamları Kanal D’de.
